Stephen King-Silahşor

Stephen King'in Silahşor-Kara Kule 1- adlı romanının son bölümlerinde Siyahlı Adam ile Silahşor arasında Evren hakkında ki konuşmalar beynin sınırlarını zorlamaya ve düşünmeye yönlendirecektir.İşte Evren hakkında ki o harika konuşma: ... -Evren kısıtlı bir kafanın kavrayamayacağı kadar büyük bir paradoks,yaşayan bir beyin yaşamayan bir beyni düşünemez. Tabii düşünebileceğini sanır o da başka. Ve kısıtlı kafa da sınırsız bir kafayı kavrayamaz.Evrenin varolduğu gerçeği tek başına pragmatik insanları da, kuşkucuları da yener.Ancak dünya değişmeyen yüz kuşak önce insanlık yeteri kadar bilimsel ve teknik ustalık kazanmış, böylece gerçek denen o dev gibi taş sütundan birkaç parça koparmayı başarmıştı. O zaman bile bilimin sahte ışığı -istersen bunu bilgi diye de tanımlayabilirsin- sadece gelişmiş birkaç ülkede ışıldıyordu.Ancak elde edilen bilginin müthiş artmasına rağmen pek az kimse gerçekleri kavrayabiliyordu. Babalarımız kanser adını verdiğimiz o çürütücü hastalığı yendiler. Silahşor. Yaşlanmayı hemen hemen ortadan kaldırdılar. Aya gittiler…" Silahşor kesin bir tavırla, "İşte ben buna inanmıyorum," dedi. Siyahlı adam güldü ve, "Bu şart değil," diye cevap verdi. Sonra da konuşmasını sürdürdü. "Ve insanlar başka yüzlerce harika keşifler yaptılar ya da harikalar yarattılar. Ama bu bilgi zenginliği, kavrama yeteneğini arttırmadı. Suni döllenme konusunda büyük ağıtlar yazılmadı!" -Ne? -Erkeklerin donmuş spermlerinden bebekler oluşması. -Saçma! -Nasıl istersen!.. Ama eskiler bile bu malzemeden çocuk oluşturamıyorlardı… Neyse… Sonra yürüyen araba… Ama pek az kimse Gerçek Prensibini kavrayabildi. Hatta belki de hiç kimse başaramadı bunu. Yeni bilgiler insanı daha da müthiş esrarlara doğru götürür. Beyinle ilgili gelişmiş fizyolojik bilgi ruhun varlığını daha imkânsız hale sokar. Ama araştırmaların niteliği dolayısıyla onu mümkün kılar. Anlıyor musun? Tabii anlamıyorsun. Senin etrafını kendi romantik atmosferin sarmış. Her gün gizli şeylerle iç içe yaşıyorsun. Ancak şimdi sınırlara da yaklaşıyorsun, inanç değil, anlayış sınırlarına. Sen ruhun ters antropisiyle karşı karşıyasın. Ama daha basit şeylerden söz etmemiz gerekiyor. Evrenin en büyük sırrı hayat değil Büyüklüktür. Yaşamı Büyüklük sarar. Ve Kule de Büyüklüğü. Şaşılacak şeylere en çok alışık olan çocuk, ‘Baba, gökyüzünün daha yukarısında ne var?’ diye sorar. Baba, ‘Uzayın karanlıkları,’ der. Çocuk: ‘Uzayın ötesinde ne var?’ Baba: ‘Galaksi.’ Çocuk: ‘Ya Galaksinin ötesinde?’ Baba: ‘Bir başka Galaksi.’ Çocuk: ‘Başka Galaksilerin ötesinde?’ Baba: ‘Bunu kimse bilmiyor.’ "Görüyorsun ya? Büyüklük bizi yener. Balık için dibinde yüzdüğü o göl evrendir. Balık ağzındaki oltayla yaşamın gümüş sınırından geçirilip havanın onu boğduğu ve ışığın mavi bir çılgınlık olduğu yeni bir evrene çıkarıldığı zaman ne düşünür? İki kollu, iki bacaklı, solungaçları olmayan devlerin onu boğucu bir kutuya kapattıkları ve ölmesi için de üzerini ıslak yosunla örttükleri bir evrene çıkarıldığı zaman? "Ya da bir kalemin ucunu alarak bunu büyütebiliriz. Ve o zaman şaşırtıcı bir gerçekle karşılaşırız: Kalemin ucunun katı olmadığını anlarız. Bu, trilyonlarca iblis gezegen gibi dönüşen atomlardan oluşmuştur. Aslında katı sanılan cisimler yerçekiminin birarada tuttuğu gevşek bir ağdır. Uygun ölçüde küçültüldükten zaman bu atomların arasındaki uzaklıklar, fersahlara, uçurumlara, yüzyıllara dönüşür. Atomlar, çekirdeklerle dönen proton ve elektronlardan oluşur. Şimdi biraz daha aşağıya, atomun içindeki parçacıklara inebiliriz. Sonra ne gelir? Takionlar mı? Bir hiç mi? Ne münasebet. Evrende hiçbir şey bir diğerini reddetmez. Eşyaların sonu olduğunu söylemek imkânsız olan şeylerden biridir, "Dışarıya, evrenin sınırına doğru düşseydin orada ne görürdün? Tahta bir parmaklık ve üzerinde ‘Çıkmaz Sokak’ yazılı levhalar mı? Hayır. Belki yuvarlak ve sert bir şeyle karşılaşırdın. Civcivin yumurtanın içindeyken gördüğüne benzeyen bir şey. O kabuğu gagalayarak kırdığın takdirde uzayın dibindeki bu delikten içeriye kimbilir ne müthiş bir ışık dolardı. O delikten baktığın zaman bütün evrenimizin bir sap otun sadece bir atomunun bir parçası olduğunu mu anlardın? Bir dalı yaktığın zaman sonsuzluklardan bir sonsuzu küle dönüştürdüğünü mü düşünürdün? Yaşamın bir sonsuza değil, pek çok sonsuzluklara eriştiğini mi anlardın? "Belki sen evrenimizin o büyük plandaki yerini gördün. Bir sap ottaki bir atom gibi. Acaba küçücük bir virüsten uzaklardaki At Kafası Nebülasına kadar her şeyi bir sap ot mu içeriyor?.. Yabancı zaman akımında ancak bir iki gün yaşayabilen bir sap ot? Bu otu bir tırpan biçerse ne olur? Ot ölmeye başlarken bu çürüme bizim evrenimize ve hayatımıza mı sızar? Her şeyi kurutup, sarartır ve kahverengine mi dönüştürür? Belki bu olmaya başladı bile. Biz dünyanın değiştiğini söylüyoruz. Ama belki de aslında yeryüzünün kurumaya başladığını kastediyoruz. "Düşün, Silahşor. Böyle bir kavram bizi ne kadar küçültüyor! Eğer bir Tanrı bütün bunları seyrediyorsa, o sonsuz tatarcık ırkları arasında sadece bir tek tatarcık ırkına adalet mi dağıtıyor? Gözü, Kitap’ta yazıldığı gibi bir serçenin düştüğünü görüyor mu? Oysa o serçe uzayın derinliklerinde yüzen, bağımsız bir hidrojen benekciğinden bile daha küçük. Ve görüyorsa o nasıl bir Tanrı? Nerede yaşıyor? Sonsuzluğun ötesinde yaşamak nasıl bir şey? "Mohain Çölünün kumlarını düşün. Beni bulabilmek için o çölü aştın sen. Ve trilyonca evreni hayal et. Dünyaları değil, evreni. O çölün kumlarının her birinin böyle bir evren olduğunu düşün. Ve her evrenin içinde o yine sonsuz evren olduğunu. Biz o acınacak ot sapından bu evrenlere tepeden bakıyoruz. Botunun bir tekmesiyle milyarlarca dünyanın karanlıklara doğru uçmasına neden olmuyor musun? Hiçbir zaman tamamlanamayacak bir zincir halinde… "Büyüklük, Silahşor… Büyüklük… "Ama daha da ileri gidelim. Bütün dünyaların, bütün evrenlerin bir noktada birleştiklerini düşünelim. Bir tek kulede. Bir Kara Kulede. Belki orası ilahi bir varlığa doğru çıkan bir merdiven. Sen o Kuleye gitmeye cesaret edebilir misin, Silahşor? Belki bütün o sonsuz gerçeğin yukarısında bir Oda var…

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

PC'DE SİLİNMEYEN PROGRAMLARI CMD İLE KALDIRMA

BEKLEYENI BULANA DEK-1

GİDECEKSİN YA